Based on this information, write a new short title in Turkish: Suriye’de ateşkese Ankara ne diyor? DEAŞ hapisleri için teknik destek-eğitim verilmesi gündemde

According to this information, write a new article in Turkish:
15 gün daha ateşkes uzatıldı. Bunun gerekçesi de ABD’nin DEAŞ’lıları Orak’a çıkarabilmesi için zaman tanınması olarak belirtiliyor. Ancak tek neden bu değil. Edindiğim bilgilere göre, bu 15 günlük sürede bir durum muhakemesi de yapılacak. YPG Aynel Arap ve Kamışlı’ya sıkıştı. Şimdi nasıl bir çözüm olacak, bu değerlendirilecek. Açıkçası YPG ne yapacak o görülmek isteniyor. Ayak mı diretecek, yoksa 18 Ocak mutabakatına uyacak mı? Konuştuğum kaynaklar bu 15 günlük süreden iki tarafın da farklı beklentileri olduğunu vurguluyor. YPG’nin, uluslararası destek arayışına girebileceği öngörüsü var. Yaptıkları açıklamalarda garantör devletleri göreve çağırdılar. Aslında hangi devletleri kastediyorlar bu da sorgulanıyor. Neticede garantör devlet diye bir şey Suriye’de yok. Ancak buradan ne elde edebilirler diye sorduğumda, “Belki insani yardım boyutunda bir konu gündeme gelebilir” cevabını aldım. Aynel Arap, Kamışlı için insani yardım yapılabilir mi, Türkiye üzerinden olur mu bunlar merak konusu.
Diğer yandan YPG, ABD ve Avrupa ile içindeki kendi lobisini de devreye sokmaya çalışabilir ama Ankara’da beklenti bu girişimlerin arzu ettikleri sonucu beraberinde getiremeyeceği yönünde. ABD yönetiminin tavrı çok net. Hem Trump hem Büyükelçi Barrack açıkça ifade etti. SDG ile işbirliği bitti.
Diğer yandan kaynaklar YPG’nin halen direnme amaçlı hareket ettiği yönündeki tespitleri de aktarıyor. Halen tahkimat yaptıkları, zaman zaman saldırı gerçekleştirdikleri görülüyor. Hatta YPG’nin Suriye hükümetinden Rakka ve Deyrizor vilayetlerini kendilerine iade etmesini talep ettiği de yansıdı. Ama Ankara’daki kaynaklar bunun olmasını pek mümkün görmüyor. Oralara yönetim kaymakam-emniyet müdürü vb. atamaları yaptı bile. “Rakka ve Deyrizor’da geri dönüş olmaz” deniyor.
Suriye yönetimi açısından ise bu 15 günlük süre, bugüne kadarki ilerleyiş noktalarında tam kontrolü sağlama ve Aynel Arap ile Kamışlı açısından yeni durumu değerlendirme olarak görülebilir. “Öncelikle oradaki YPG unsurlarının silahsızlandırılması sağlanacak, sonra bir ara formül bulunacak” deniyor. Peki, buralara yerinden yönetim hakkı verilir mi? Kaynaklar, “Doğrudan yerinden yönetim olmaz” diyor. Ancak bazı açılımlar sağlanıyor. Yerel polis gücü, Kürt vali, kurucu Meclis ve idarede bazı pozisyonlar… Nitekim Mazlum Abdi’den önerdiği isimler için liste geldi. Ama buna rağmen, “Kandil rotasında YPG ayak diretir ve de silah bırakmazsa, Suriye Ordusu kaldığı yerden devam eder. Yeniden silahlar konuşur. Şu an sahada karşılıklı tahkimatlarla taraflar birbirlerine gözdağı veriyor. 15 günün sonunda savaş mı, barış mı olacağı YPG’nin tutumuna bağlı” deniyor.
Peki, DEAŞ hapishaneleri için 15 gün sonra nasıl bir planlama var? ABD bazılarını Irak’a gönderiyor, Suriye’deki tüm DEAŞ’lılar çıkarılacak mı?
Hayır, tamamı çıkarılmayacak. Şu an ABD’nin gönderdiklerinin büyük kısmı zaten Iraklı. Irak’tan da hem hapishanelerine kabul etmesi hem de yargılaması isteniyor ki yargılama ancak kendi vatandaşları için olabilecek bir şey. Dolayısıyla çoğu Iraklı. “Ama aralarında ABD’nin en çok önem verdiği, kontrol altında tutulması gerektiğini düşündükleri de var” deniyor bunun da altını çizelim.
DEAŞ hapishanelerinin bir kısmı ve El Hol Kampı Suriye’de korunacak. Şu aşamada zaten Suriye’nin kontrolünde 4 hapishane ve El Hol var. Buralar boşaltılmayacak ama diğer hapishaneler boşaltılabilir. DEAŞ militanlarının birçok ülkeden gelenlerden oluştuğu biliniyor. Iraklılar kadar aralarında Faslı, Özbekistanlı, Avrupalı ve de Türk olanlar da var. Kaynaklar, “İdeali kendi ülkelerini gitmeleri ama bu pek mümkün görünmüyor. Kimse almak istemiyor. Türkiye açısından ise başından beri Türk olanların alınabileceği söylenmişti ama bunun için zaman gerekecek” deniyor.
DEAŞ HAPİSLERİ İÇİN TEKNİK DESTEK-EĞİTİM VERİLMESİ GÜNDEMDE
Öncelikle bu militanların elinde bir pasaport yok. Kimin hangi ülke vatandaşı olduğuna ilişkin bir kimlik tespit süreci gerekecek önce. Kimlikleri tespit edilecek sonra. Yani kısa sürede olacak bir şey değil. Bu noktada o hapishanelerin güvenliğinin sağlanması konusu önemli. İşte bu konu üzerinde bir değerlendirme de yapılacak. Peki, Türkiye hapishanelerin güvenliğine katkı verir mi? Kaynaklar, “Bu mümkün” diyor ama Türk askerinin gidip orada güvenliği sağlaması değil bahsedilen. Suriye’ye gerekli teknik destek verilebilir, cezaevi yönetimi konusunda eğitim ve tecrübeler aktarılabilir. Artık oralar da bir ceza tevkif evine dönüşecek zamanla. Dolayısıyla içeride gardiyan, dışarıda kolluk şeklinde bir düzenek sağlanacağından söz ediliyor. Belki ilk etapta gardiyan ve jandarma ekipleri birlikte çalışıp eğitim süreci yaşanabilir ama sonrasında tamamen Suriye’nin kontrolüne kalacak.


