BAE’li Tawazun: “Türkiye stratejik bir savunma ortağı”

Birleşik Arap Emirlikleri merkezli Tawazun, İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenen fuar sırasında Defence Turk’ün sorularını yanıtladı. Şirketin Endüstri İnovasyonu ve Yapay Zeka (YZ) Genel Müdürü Ahmed Ali Al Harmoodi, Türkiye’nin stratejik bir ortak olarak görüldüğünü belirtti.
Defence Turk: BAE ile Türkiye arasındaki ortaklık son yıllarda önemli ölçüde büyüdü. Tawazun, Türk savunma sanayiinin mevcut kabiliyetlerini ve geçirmekte olduğu hızlı dönüşümü nasıl değerlendiriyor?
Ahmed Ali Al Harmoodi: Türk savunma sanayii, özellikle yerli kabiliyetler geliştirme, inovasyon döngülerini hızlandırma ve teknolojik hedefleri küresel ölçekte rekabetçi ürün ile sistemlere dönüştürme konusunda son on yılda olağanüstü bir ilerleme kaydetti. Bu dönüşüm; uzun vadeli stratejik yatırımın, güçlü endüstriyel koordinasyonun ve hükümet, sanayi, akademi ile KOBİ’lerin tek bir ulusal ekosistem altında etkin entegrasyonunun önemini yansıtmaktadır.
Türkiye’yi otonom sistemler, havacılık, kara sistemleri, elektronik ve akıllı teknolojiler de dahil olmak üzere birçok gelişmiş savunma alanında değerli uzmanlığa sahip, önemli bir stratejik ortak olarak görüyoruz. Burada özellikle dikkat çekici olan, sektörün operasyonel anlayışı çevik inovasyon ve endüstriyel ölçeklenebilirlik ile birleştirme yeteneğidir.
Tawazun olarak biz, tek başına yürütülen programlar yerine ekosistemleri etkinleştirmeye büyük önem veriyoruz. Bu bağlamda Türk modeli; inovasyon odaklı endüstriyel büyümeyi teşvik etme, yerel üretim kabiliyetlerini destekleme ve KOBİ’ler ile yeni gelişen teknoloji şirketlerinin ulusal savunma hedeflerine anlamlı katkılarda bulunmaları için yollar yaratma konusunda değerli dersler sunmaktadır.
Büyüyen BAE-Türkiye ortaklığı, savunma kabiliyeti geliştirmenin geleceğinin; iş birliğine, teknoloji alışverişine, ortak geliştirmeye ve uzun vadeli stratejik hazırlığı güçlendiren dayanıklı endüstriyel ortaklıklara bağlı olacağına dair ortak bir anlayışı yansıtmaktadır.
Defence Turk: Tawazun’un şu anda Türk savunma şirketleriyle odaklandığı ortak üretim, Ar-Ge veya teknoloji transferi gibi spesifik iş birliği alanları nelerdir?
Ahmed Ali Al Harmoodi: Tawazun’un uluslararası iş birliğine yaklaşımı, uzun vadeli endüstriyel kabiliyet gelişimini sağlamaya ve gelişmiş ile çift kullanımlı teknolojilerin BAE savunma ekosistemine entegrasyonunu hızlandırmaya odaklanmıştır. Bu doğrultuda, Türk savunma şirketleriyle olan angajmanımız, geleneksel tedarik modellerinin ötesine geçerek daha stratejik ve değer odaklı ortaklıklara uzanmaktadır.
Odaklandığımız temel alanlar arasında iş birlikçi araştırma ve geliştirme (Ar-Ge), endüstriyel ortaklıklar, ileri üretim, yapayla zekâ destekli sistemler, otonom teknolojiler, elektronik ve BAE içinde teknoloji yerelleştirmesini ile sürdürülebilir kabiliyet gelişimini destekleyen fırsatlar yer almaktadır.
Tawazun’un Endüstriyel İnovasyon ve Yapay Zekâ (YZ) Direktörlüğü aracılığıyla, teknoloji olgunlaşmasını ve endüstriyel yayılımı hızlandırmak amacıyla sektör oyuncularını araştırma kurumları, akademi, start-up’lar ve KOBİ’lerle buluşturan girişimleri aktif olarak destekliyoruz. Başarılı ortaklıkların; ortak değer yaratan, tedarik zincirlerini güçlendiren ve her iki taraf için de gelecekteki endüstriyel rekabetçiliğe katkıda bulunan ortaklıklar olduğuna inanıyoruz.
Gelişmekte olan şirketlerin ve inovasyoncuların savunma değer zincirlerine katılmaları için yollar yaratmaya da özellikle odaklanıyoruz. Bu durum, start-up’ları ve KOBİ’leri yapılandırılmış programlar, altyapı erişimi ve daha geniş savunma ekosistemine entegrasyon fırsatları yoluyla destekleyen Tawazun’un girişimcilik geliştirme işleviyle tamamen uyumludur. Nihai hedefimiz, sürdürülebilir endüstriyel büyümeye, teknolojik ilerlemeye ve geleceğe hazır olmaya katkıda bulunacak ortaklıklar inşa etmektir.
Defence Turk: Tawazun’un perspektifinden bakıldığında, bu fuar sırasında en çok dikkatinizi çeken gelişmekte olan savunma teknolojileri veya trendleri neler oldu?
Ahmed Ali Al Harmoodi: Bugün küresel savunma sektörünü şekillendiren en önemli trendlerden biri, gelişmiş sivil teknolojiler ile savunma uygulamaları arasında giderek artan yakınlaşmadır. Bu fuar sırasında, yapay zekâ destekli sistemler, otonom ve insansız platformlar, gelişmiş algılama teknolojileri, dayanıklı iletişim, siber kabiliyetler ve akıllı karar destek sistemleri etrafında güçlü bir ivme gözlemledik.
Ayrıca modülerlik, birlikte çalışabilirlik, hızlı teknoloji adaptasyonu ve ölçeklenebilir üretim kabiliyetlerine verilen önemin giderek arttığını görüyoruz. Bu trendler, savunma ekosistemlerinin nasıl inovasyon yapacağını, nasıl iş birliği kuracağını ve değişen operasyonel gereksinimlere nasıl yanıt vereceğini yeniden tanımlıyor.
Tawazun’da inovasyona daha geniş bir ekosistem merceğinden bakıyoruz. Odağımız sadece teknolojilerin kendisi değil, aynı zamanda bu teknolojilerin araştırma ve geliştirmeden endüstrileşmeye, start-up desteklerine ve sektörler arası iş birliğine kadar olan süreçteki adaptasyonunu hızlandırmak için gereken mekanizmalardır.
Yakın zamanda hayata geçirdiğimiz “BAE Ulusal Savunma Sanayii Öngörüsü” (UAE National Defence Industry Foresight), geleceğe yönelik kabiliyet geliştirmenin, gelişmekte olan teknolojilerin, dayanıklı tedarik zincirlerinin ve ekosistem çapında iş birliğinin önemini vurgulayarak bu perspektifimizi pekiştirmektedir. İnovasyon, yetenek, sanayi ve stratejik ortaklıkları başarılı bir şekilde uyumlu bir çerçevede bütünleştiren ulusların, geleceğin savunma vizyonuna liderlik etmek için en iyi konumda olacaklarına inanıyoruz.
Defence Turk: Tawazun, BAE’de sürdürülebilir bir savunma ekosistemi oluşturulmasında kilit bir rol oynuyor. Sizce Türk savunma uzmanlığı, BAE’nin “Make it in the Emirates” (Emirlikler’de Üretin) vizyonuna nasıl katkıda bulunabilir?
Ahmed Ali Al Harmoodi: “Make it in the Emirates” vizyonu, temel olarak sürdürülebilir ulusal sanayi kabiliyetleri inşa etmek, inovasyonu hızlandırmak, yerel değer zincirlerini güçlendirmek ve BAE’yi gelişmiş endüstriler için küresel ölçekte rekabetçi bir merkez haline getirmekle ilgilidir.
Türk savunma uzmanlığı; endüstriyel iş birliği, bilgi birikimi (know-how) değişimi, ortak teknoloji geliştirme ve yerel üretim ile inovasyon ekosistemlerini ölçeklendirmedeki en iyi uygulamaların paylaşılması yoluyla bu vizyona önemli katkılar sağlayabilir. Türkiye’nin çevik endüstriyel kabiliyetler geliştirme ve yerli savunma şirketlerinin büyümesini destekleme konusundaki deneyimi, BAE’nin uzun vadeli endüstriyel hedefleriyle yakından örtüşmektedir.
Türkiye, bilinçli tedarik zinciri yerelleştirmesi yoluyla savunma sanayii gelişimi için güçlü bir model sunmaktadır. Ana yüklenicileri destekleyen geniş bir yerli KOBİ, uzman üretici ve teknoloji ortakları ağı inşa ederek; güçlü yerel içeriğe, ihracat kabiliyetine ve ölçeklenebilir üretim kapasitesine sahip dayanıklı bir endüstriyel temel oluşturmuştur. Bu deneyim, BAE’nin “Make it in the Emirates” savunma vizyonunu hızlandırmak için değerli dersler barındırmaktadır.
Tawazun olarak biz, sürdürülebilir sektör büyümesini destekleyen çerçeveleri ve koşulları oluşturarak BAE’nin savunma ve güvenlik endüstriyel ekosistemi için ulusal bir kolaylaştırıcı olarak hizmet veriyoruz. Buna; endüstriyel gelişimi hızlandırmak, tedarik zinciri entegrasyonunu güçlendirmek ve egemen kabiliyetlerin ilerlemesini desteklemek amacıyla devlet kurumları, sektör ortakları, akademi, KOBİ’ler ve uluslararası paydaşlar arasında iş birliğini sağlamak dahildir. Türk şirketleriyle olanlar da dahil olmak üzere uluslararası ortaklıklar, BAE’de geleceğe hazır ve küresel olarak rekabetçi bir savunma ekosisteminin geliştirilmesine katkıda bulunmak açısından büyük önem taşımaktadır.
Defence Turk: Küresel tedarik zinciri zorlukları birçok ulus için öncelikli bir konu haline geldi. Tawazun, daha dayanıklı ve sürdürülebilir bir savunma tedarik zinciri sağlamak için Türkiye gibi uluslararası ortaklarla nasıl çalışıyor?
Ahmed Ali Al Harmoodi: Küresel tedarik zinciri dayanıklılığı, dünya çapındaki savunma sanayileri için stratejik bir öncelik haline gelmiştir. Tawazun’da bu konuya iş birliği, yerelleştirme ve uzun vadeli endüstriyel kabiliyet geliştirmeye odaklanan ekosistem odaklı bir stratejiyle yaklaşıyoruz.
BAE’nin savunma ve güvenlik endüstriyel ekosistemini etkinleştiren ve düzenleyen ulusal kurum olarak Tawazun; tedarik zinciri entegrasyonunu güçlendirmek, teknolojik ilerlemeyi desteklemek ve endüstriyel dayanıklılığı artırmak için devlet kurumları, sektör ortakları, KOBİ’ler, akademi ve Türk şirketleri dahil uluslararası paydaşlarla birlikte çalışmaktadır. Ortaklıklar yoluyla, BAE için daha çevik, sürdürülebilir ve küresel olarak rekabetçi bir savunma sanayii tabanı sağlamayı amaçlıyoruz.
Sorularımızı yanıtladıkları için Tawazun’a ve Ahmed Ali Al Harmoodi’ye teşekkür ederiz.
Gaziantep Üniversitesi Makine Mühendisliği Mezunu. Savunma Sanayii ve Uluslararası İlişkiler Meraklısı







