ABD: Rusya’nın teröre destek veren ülkeler listesine alınması istenmeyen sonuçlar doğurabilir

Blinken, Senato Tahsisatlar Komitesinin Dışişleri, Dış Operasyonlar ve İlgili Programlar Alt Komitesinde bakanlığın 2024 bütçesi üzerine bir oturumda soruları yanıtladı.
“Karadeniz Tahıl Koridoru fark yarattı”
Dünyadaki küresel gıda krizine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Blinken, ABD’nin küresel gıda ihtiyaçları için kullanılmak üzere Dünya Gıda Programına finansal destek vermeye devam ettiğini söyledi.
Ukrayna’yı “dünyanın ekmek sepeti” olarak niteleyen Blinken, Rusya-Ukrayna savaşından dolayı bu ülkenin tahıl ihracatının sekteye uğradığını ve bu durumun küresel gıda krizini şiddetlendirdiğini ifade etti.
Blinken, “Birleşmiş Milletler ve Türkiye’nin çabaları ile Karadeniz Tahıl Koridoru Anlaşması’na geri dönmemizden memnuniyet duyuyorum. Ancak bu da kırılgan bir şeydir. (Tahıl Koridoru) Fark yarattı ancak kırılgan” diye konuştu.
UCM’nin Putin’e yönelik yakalama kararı
Bir senatörün, Uluslararası Ceza Mahkemesinin (UCM) Ukrayna’da “savaş suçları işlediği” suçlamasıyla Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e yönelik yakalama kararı çıkarmasını hatırlatarak, Rus liderin ABD’ye herhangi bir vesileyle gelmesi durumunda tutuklanıp tutuklanmayacağına ilişkin sorusuna Blinken, “Yasalara bakmamız gerekir, önden bir şey diyemem. Daha da önemlisi bildiğiniz üzere UCM’ye taraf değiliz. Dolayısıyla bu farazi konuya girmek istemiyorum” yanıtını verdi.
Putin’in ABD’ye gelme gibi bir planı olmadığını da belirten Blinken, “Mahkemeye taraf olan herkesin yükümlüğünü yerine getirmesi gerekir.” değerlendirmesinde bulundu.
UCM, Ukrayna’da işlenen suçlara ilişkin yürüttüğü soruşturma kapsamında, Rusya Devlet Başkanı Putin ve Rusya’nın Çocuk Hakları Komiseri Maria Alekseyevna Lvova-Belova hakkında “savaş suçu” gerekçesiyle yakalama kararı çıkarıldığını duyurmuştu.
“Rusya’yı ‘teröre destek veren devletler’ listesine eklemenin istenmeyen sonuçları olabilir”
Bir senatörün Rusya’nın “teröre destek veren devletler” listesine eklenmesi konusunda çalışmalarının olup olmadığını sorması üzerine Blinken, Rusya’ya yönelik çok çeşitli yaptırımlar getirdiklerini hatırlattı.
Blinken, “Rusya’nın savaş suçları ve zulümlerine yönelik çok farklı yaptırımlarımız var. Teröre destek veren devletler listesine almanın beraberinde potansiyel istenmeyen sonuçlar getirebileceğini düşünüyorum.” diye konuştu.
Moskova’ya karşı makul her adımı attıklarını kaydeden ABD’li Bakan, “Teröre destek veren devletler listesine ekleme konusunu konuşmamız gerekir. Aynı sonucu alabilecek daha iyi yollar da var.” yorumunda bulundu.
Çin ile Rusya’nın yakınlaşması
Bir senatörün Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in Moskova ziyaretini hatırlatarak, “Rusya ile Çin arasındaki ilişkiyi menfaat evliliği mi yoksa stratejik bir ittifak olarak mı nitelendiriyorsunuz?” sorusunu Blinken, “İkisinin birleşimi denilebilir. Hatırlarsanız aralarında zaten bir ortaklık vardı. Rusya’nın (Ukrayna) saldırısından hemen önce görüştüler ve ‘sınırları olmayan bir ortaklıktan’ bahsettiler.” şeklinde cevapladı.
Çin’in Rusya’ya diplomatik, siyasi ve belirli ölçüde malzeme desteği verdiğini belirten Blinken, Pekin yönetiminin Rusya’ya silah vermesinin ağır sonuçları olacağını dile getirdi.
İsrail-Filistin gerilimi
İsrail Meclisinin, 2005’te boşaltılan işgal altındaki Batı Şeria’daki 4 yasa dışı Yahudi yerleşim birimini yeniden açacak yasayı onaylaması da oturumda gündeme geldi.
ABD, Ürdün, Mısır, Filistin ve İsrail heyetlerinin Mısır’ın Şarm eş-Şeyh kentinde İsrail ile Filistin arasındaki gerilimi düşürmeye yönelik mutabakatından sonra İsrail Meclisinin bu kararı alması bir senatör tarafından mutabakatın ihlali olarak nitelendirildi.
Senatörün ABD’nin bu konuda ne yapacağını sorması üzerine Blinken, “Bunun (Meclis kararının) nereye varacağını veya ABD’nin ne yapacağı konusunda spekülasyonda bulunmak istemiyorum. Şunu ifade edebilirim, hem İsrail hükümeti hem de Filistin yönetimi bu sükunet sürecinin sağlanması için onlarla çalışmak üzere müdahil olmamızı istedi. Eğer taraflardan biri veya ikisi hepimizin gerekli olduğuna inandığımız şeyleri yapmazsa, bunu (arabuluculuk) yapmamız zor veya boşuna olacak” değerlendirmesinde bulundu.
Blinken, tarafların üzerlerine düşeni yapması gerektiğini yineledi.
Bu Haber ACM Cyprus Yeni Teknolojiler Çalışması Kapsamında, OpenAI – ChatGPT Tarafından Sizin İçin (Türkçe veya İngilizce) Yeniden Yazıldı. Okumak İçin Sayfaya Devam Edin.
Son dönemlerde, Rusya’nın terörist örgütlere destek verdiği iddiaları sıkça gündeme geliyor. Bu iddialar, ülkeler arasında gerilimlere neden oluyor ve Rusya’nın teröre destek veren ülkeler listesine dahil edilmesi isteniyor.
Ancak, Rusya’nın teröre destek verdiği iddiasıyla ilgili olarak, listelere alınması istenmeyen sonuçlar doğurabileceği de bir gerçek. Bu sonuçlar, hem Rusya hem de diğer ülkeler açısından olumsuz etkiler yaratabilir.
Öncelikle, Rusya’nın teröre destek veren ülkeler listesine alınması, Rusya ile diğer ülkeler arasındaki ilişkileri bozabilir. Rusya, teröre destek veren bir ülke olarak görüldüğünde, diğer ülkeler Rusya ile işbirliği yapmaktan kaçınabilirler ve Rusya’ya karşı tedbirler alabilirler.
Bunun yanı sıra, Rusya teröre destek veren ülkeler listesine alındığında, uluslararası toplumun Rusya’ya karşı yaptırımlar uygulama olasılığı artabilir. Bu durum, Rusya’nın ekonomik ve siyasi olarak zayıflamasına neden olabilir.
Ayrıca, Rusya’nın teröre destek veren ülkeler listesine alınması, ülkenin iç politikasını da etkileyebilir. Rus hükümeti, teröre destek verdiği iddialarını reddederken, listelere alınması kamuoyunda infial yaratabilir ve hükümete olan güveni azaltabilir.
Sonuç olarak, Rusya’nın teröre destek veren ülkeler listesine alınması istenmesi, olumsuz sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle, bu tür iddiaların doğru olup olmadığına dair daha fazla kanıt sunulması ve ülkeler arasında diyalog ve işbirliğinin geliştirilmesi gerekiyor.




