Türkiye

Asrın felaketini bu sözlerle anlattı: O kadar şiddetliydi ki kapıdan beni içeri fırlattı

Asrın felaketi olarak nitelendirilen Kahramanmaraş merkezli yıkıcı iki büyük depremden sonra Diyarbakır’a yerleşen Gülay Kaya, yaşadığı depremin dehşetini İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine anlattı. Kahramanmaraş’ta 04.17’de büyük bir sarsıntıyla uyandıklarını ve depremin durmasıyla dışarı çıkıp bir daha eve giremediklerini belirten Kaya, 5 aylık kızı Ayşegül’den kaynaklı dışarıda kalamadıklarını ve Diyarbakır’a geldiklerini dile getirdi.

“Rabbim bize yaşattı, başka kimseye böyle bir deprem yaşatmasın”

4 çocuğuyla birlikte depremden 2 gün sonra Diyarbakır Selahattin Eyyubi KYK Kız Öğrenci Yurduna yerleştiğini ifade eden Kaya, “Kahramanmaraş’tan Diyarbakır’a ailemle geldik. Depremi Kahramanmaraş’ta 6 kişilik ailemle yaşadık. Rabbim bize yaşattı, başka kimseye böyle bir deprem yaşatmasın. 2 büyük depreme de maalesef Kahramanmaraş’ta yakalandık. Çocuğum 5 aylık olduğu için maalesef evde durmamız gerekiyordu. Evimiz 6’ncı kat olduğu için deprem esnasında dışarı çıkamıyorduk. Çok şükür Rabbim bize binadan çıkmayı nasip etti. Dışarı kar yağışlı olduğu için çok soğuktu. Bebeğimden dolayı bir gün Kahramanmaraş’ta kaldık. Daha sonra Diyarbakır’a gelme kararı aldık. Daha sonra 4 çocuğumla Diyarbakır Selahattin Eyyubi KYK Kız Öğrenci Yurduna yerleştik” dedi.

“Bina bildiğin yan yatıyordu resmen”

Depremin tüyler ürperten şiddetini anlatan Kaya, sarsıntının durmasıyla birlikte ayakkabı giymeden kendilerini dışarı attıklarını belirterek, şunları kaydetti:
“Deprem gecesi 4 çocuğum ve benimle eşim evimizdeydik. Deprem olduğu zaman hepimiz aynı odada bir araya geldik. Depremin etkisi o kadar şiddetliydi ki ayakta bile duramıyorduk. Bina bildiğin yan yatıyordu resmen. Bayağı şiddetli sallanıyorduk. Bizim elimizden hiçbir şey gelmiyordu. Sadece diz çöküp depremin bitmesini bekledik. Binamız çok şükür yıkılmadı. Tam bitti dedik bebeğimi hazırlayayım derken çocuğumu alıp dış kapıda koşarken daha da şiddetlendi. Deprem o kadar şiddetliydi ki kapının oradan beni içeri tekrar attı. Dua etmekten başka hiçbir çaremiz yoktu. Deprem tam durduğunda hiç ayakkabı giymeden 6’ncı kattan dışarı kaçmaya başladık. Sağ salim dışarı çıktık.”

“Bu bambaşka bir depremdi”

Daha önce de Elazığ depremini yaşadıklarını ama bu şiddette olmadığını dile getiren Kaya, “Öğlenki depreme de Kahramanmaraş’ta yakalandık. Çok şükür o depremde evde değildik. Evimiz ikinci depremde de yıkılmadı çok şükür ama hasarlı. Kahramanmaraş’ta şu anda kimse zaten binalara giremiyor. Herkes orada çadırda kalıyor. Benim de bebeğim olduğu için çadırda kalamıyordum. Burada çok mutlu ve huzurluyuz. Çocuklarım en azından burada okuluna da gidiyor. Daha önce Kahramanmaraş’ta Elazığ depremini yaşadık. Ama bu kadar etkili değildi. Bu bambaşka bir depremdi. Rabbim bir daha yaşatmasın. Yakınlarımızı maalesef depremde kaybettik. Samimi olduğum bir arkadaşımı mesela çocuklarıyla depremde kaybettim. Yakınlarımı kaybetmem beni derinden üzdü. Yakın arkadaşım daha önce bizim binada oturuyordu. Çarşı merkeze taşınınca maalesef oradaki evleri yıkıldı, depremde hayatını kaybetti” diye konuştu.

 

Pools Plus Cyprus


Kaynak Link: NTV/CNN

Bu Haber ACM Cyprus Yeni Teknolojiler Çalışması Kapsamında, OpenAI – ChatGPT Tarafından Sizin İçin (Türkçe veya İngilizce) Yeniden Yazıldı. Okumak İçin Sayfaya Devam Edin.

Yapay Zeka Yorumluyor

Asrın felaketi, son yüzyılın en büyük doğal afetlerinden biri olarak hafızalarda yer etmiştir. Türkiye’nin Marmara bölgesinde yaşanan deprem, 17 Ağustos 1999 tarihinde gerçekleşti ve 40 saniye boyunca sarsıntı devam etti. Deprem, yüzbinlerce insanın hayatını kaybetmesine, milyonlarca insanın evsiz kalmalarına ve ekonomik kayıplara sebep oldu.

Deprem felaketi, o kadar şiddetliydi ki kapıdan beni içeri fırlattı. Bu dramatik sözler, depremde hayatını kaybeden vatandaşların hikayelerinden sadece biridir. Birçok insanın evleri yıkıldı, sokaklar ayakta kalmadı ve iletişim hatları koptu. Bu nedenle, deprem felaketi kurtarma ekiplerinin çalışmalarına engel oldu ve kurtarma operasyonları zorlaştı.

17 Ağustos depremi, Türkiye’deki acil durum hazırlıklarının önemini anlamamıza neden oldu. Depremin ardından, ülkemizde afetlere karşı önlem alınması konusunda büyük bir çalışma başlatıldı. Deprem bölgesinde acil durum ve afet yönetimi konusunda deneyimli ekipler kuruldu ve insanların yaşamlarını kurtaracak önlemler alındı.

Deprem, afet yönetimi sistemlerinin geliştirilmesi için de bir uyarı niteliği taşıdı. Deprem sonrasında, daha iyi binaların yapılması, acil durum ekiplerinin hazırlık seviyesinin artırılması ve afet yönetimi ekiplerinin daha hızlı harekete geçebilmesi için düzenlemeler yapıldı.

Bugün Türkiye, deprem ve diğer doğal afetlere karşı daha hazır bir şekilde yer alıyor. Afet konusunda önlem almak, deprem, sel, yangın gibi doğal afetlerin yaşanacağı gerçeğini değiştirmese de, bu afetlerin yol açtığı zararı en aza indirmek ve insanları korumak açısından önemlidir.

Asrın felaketi, Türkiye’nin tarihindeki en büyük afetlerden biri olarak kaydediliyor. Ancak, bu felaket, ülkemizin afet yönetimi sistemlerini güçlendirerek gelecek felaketlerde daha az zarar vermek için çalışmalar yürütmeye yönlendirdiği için birçok insanın hayatını kaybetmesine sebep olmasının yanı sıra bir uyarı mesajı niteliği de taşıyor. Bu acımasız felaket, gelecekteki afetlere karşı hazırlıklı olmayı gerektiriyor.

ACM Cyprus

Geleceği Yeniden Şekillendirebilmek İçin Yorumlarınızı Bekliyoruz.

Pools Plus Cyprus

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Stallion Gayrimenkul Yatırım Danışmanlığı
Başa dön tuşu