Teknoloji

Çelik Kubbe’nin alt segmentinde Tolga ile yeni savunma

 

Hostinger

Makine ve Kimya Endüstrisi (MKE) Genel Müdürü İlhami Keleş, MKE tarafından geliştirilen TOLGA yakın hava savunma sisteminin özellikle çok alçak irtifa tehditlerine karşı görev yapacağını açıkladı. Keleş, sistemin Çelik Kubbe hava savunma mimarisinin alt segmentinde yer alacağını belirterek sistemin dron tehditlerine karşı geliştirildiğini ifade etti.

Keleş, son dönemde çevre ülkelerde yaşanan çatışmaların yakın hava savunma sistemi ihtiyacını artırdığını söyledi. Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşın ardından dronların asimetrik bir tehdit olarak ön plana çıktığını belirten Keleş, bu platformların kolay tedarik edilmesi ve kullanılabilmesi nedeniyle sahada yaygınlaştığını dile getirdi.

MKE’nin mühimmat ve silah üretimindeki uzun yıllara dayanan tecrübesi doğrultusunda dron saldırılarına karşı yeni bir sistem geliştirilmesi için çalışma başlatıldığını aktaran Keleş, bu sürecin sonunda TOLGA yakın hava savunma sisteminin üretimine başlandığını söyledi.

Sensör radar ve jammer yapısı bulunuyor

TOLGA sistemi tasarlanırken Hava Savunma Erken İkaz Komuta Kontrol Sistemi yaklaşımının benimsendiğini belirten Keleş, sistemde sensörler, AESA radar ve sinyal karıştırıcıların yer aldığını aktardı.

İlhami keleş

Keleş, sistemin yapısını şu sözlerle anlattı:

“Dünyada eşleniklerine göre çok daha önde olan bir sistem. Bu haliyle de Çelik Kubbe’nin alt segmentini yani çok alçak irtifayı kapatan bir yapısı var.”

Sistemde soft-kill ve hard-kill kabiliyetlerinin birlikte bulunduğunu belirten Keleş, jammer sistemlerinin elektronik müdahale sağladığını, farklı çaplarda silahların ise hedefleri vurarak etkisiz hale getirdiğini ifade etti.

Hedef önünde çelik bulut oluşturuyor

TOLGA’nın farklı menziller için çeşitli mühimmatlar kullandığını söyleyen Keleş, sistemde 12.7 milimetre, 20 milimetre ve 35 milimetre çapında silahların bulunduğunu belirtti.

Keleş, mühimmat yapısına ilişkin şu bilgileri verdi:

“Halihazırda 12.7 milimetrelik revolver silahlarımız var. Yine 12.7 milimetrelik QCB silahlar var. Bunlar en yakından başlayarak müdahale edeceğimiz silahlar. Bunun bir üst segmentinde 20 milimetrelik silahımız var ve onun da üst segmentinde 35 milimetrelik silahlar var. Bu silah sistemleri tamamen ‘hard-kill’e yani vurarak düşürmeye dönük sistemler. Burada mühimmata hakimiyetimiz bizi dünyadaki emsallerimize göre bir tık öne çıkardı. Mühimmata hakim olmamız hasebiyle 12.7 milimetreden başlamak üzere 35 milimetreye kadarki bütün çaplarda, ‘hedefin önünde dağılarak çelik parçacıklarından bir bulut oluşturan mühimmat’ yapısıyla ön plana çıktık.”

MKE-TOLGA-4

Keleş, mühimmatın hedefin önünde dağılarak çelik parçacıklarından oluşan bir bulut meydana getirdiğini ve bunun hedefi daha etkili şekilde etkisiz hale getirdiğini söyledi.

“Hem 12.7’likte hedefin önünde dağıtıyoruz mühimmatı hem 20’likte hedefin önünde dağıtıyoruz hem 35 milimetrede dağıtıyoruz. Bütün bunları da tapasız yapıyoruz. Tapalı çözümü de var ama çok pahalı bir çözüm. Biz bunu tapa kullanmaksızın yapmayı başardık. Bu yönüyle hem sistemin tamamı özelliğinde bakıldığında hem mühimmat özelliğinde bakıldığında bunlar da tıpkı hedefler gibi ‘ucuz, etkili ve basit.’ Bizim şirket olarak formülümüz, üretim politikamız EBU yani ‘etkili, basit, ucuz.’ TOLGA da bu konsepte uygun olarak geliştirilen bir sistem.”

Hedefler 10 kilometreden tespit ediliyor

Keleş, sistemde yer alan AESA radar sayesinde hedeflerin yaklaşık 10 kilometre mesafeden tespit edilebildiğini söyledi. Radarın yanı sıra jammer sistemleriyle elektronik müdahale yapılabildiğini belirtti.

Rusya-Ukrayna savaşında kullanılan fiber optik kabloyla kontrol edilen kamikaze dronlara da değinen Keleş, bu tür hedeflere karşı elektronik karıştırma yöntemlerinin etkili olmadığını hatırlattı.

Keleş şu ifadeleri kullandı:

“Hedef yaklaştığı andan itibaren 4 kilometreden 300 metreye kadar, hatta 100 metreye kadar bütün mesafelerde müdahale imkanımız var. Burada da şöyle yapıyoruz, 4 bin metreden itibaren bir metal bulutunun içerisine alıyoruz. Çünkü silahların atım hızları çok yüksek. Mesela bir 35 milimetrelik, en ağır silah o, onun bile dakikada 1100 atım hızı var ve atılan her bir mühimmat parçacıklara bölünüyor. Dolayısıyla orada tam bir bulut oluşuyor.”

Keleş ayrıca sistemde otonom angajman kabiliyetinin bulunduğunu ve radar ile elektro-optik sensörlerden gelen verilerin komuta kontrol merkezinde işlendiğini söyledi.

Yapay zeka destekli takip sistemi

Silah sistemleri üzerinde elektro-optik izleme ünitelerinin de yer aldığını belirten Keleş, radar ve optik sensörlerden elde edilen görüntülerin birlikte değerlendirildiğini ifade etti.

Keleş, bu yapının hedef takibini daha hassas hale getirdiğini belirterek şunları söyledi:

“Hem optiğin aldığı görüntüler hem radarın aldığı görüntüleri eşleştirme suretiyle daha hassas bir takip, daha hassas bir tracking (izleme) imkanı doğuyor. Yapay zeka ile de o dronun olası hareketleri öngörülerek daha sağlıklı, daha önleme yetenekli bir tracking imkanı sağlanıyor. Bu da sisteme çok daha kaliteli, çok daha az mühimmatla hedefleri bertaraf edecek bir yapı sunuyor.”

MKE-TOLGA-KAPAK

Tolga’ya lazer ve mikrodalga sistemleri eklenecek

Keleş, TOLGA sistemine iki yeni kabiliyet daha ekleneceğini ve bunların SAHA Fuarı’na kadar tamamlanmasının planlandığını söyledi.

Bu kapsamda lazer silah sistemi ve mikrodalga hava savunma sisteminin TOLGA’ya entegre edilmesinin planlandığını belirten Keleş şu ifadeleri kullandı:

“Burada bizim eksik olan iki tane ünitemiz daha var. Nedir bunlar? Birisi lazer. Lazerle hedef imha edilmesi de bu sistemin parçası haline geliyor. İnşallah SAHA Fuarı’nda o sistem de testleri yapılmış olarak oraya yetişiyor olacak. Şu anda sistemin bir parçası değil. TOLGA’ya entegre edilecek yeni bir sistem de lazer. Bir diğer sistem ise mikrodalga hava savunma sistemi. İnşallah yetiştirebilirsek SAHA Fuarı’nda onu da eklemiş olacağız.”

Tolga’ya uluslararası ilgi arttı

Dron saldırılarının hedef ülkelerin kendi sınırları içerisinden kalkabilen platformlarla da yapılabildiğini belirten Keleş, kritik tesislerin korunması için bu tür sistemlerin doğrudan sahaya konuşlandırılması gerektiğini söyledi.

TOLGA sistemine uluslararası düzeyde yoğun ilgi olduğunu ifade eden Keleş şu açıklamayı yaptı:

“Uluslararası ilgi de yüksek oldu. Hatta bu kapsamda malumunuz Mısır’la bir sözleşmeyi imzaladık. Suudi Arabistan, Katar gibi ülkelerle imzaladık. Hatta şimdi stokumuzda olsaydı fiilen isteyen ülkeler de var ama tabii bir üretim süreci var.”

Baltık ülkeleriyle de çalışmalar yürütüldüğünü belirten Keleş, bazı ülkelerde ortak üretim ve yerinde üretim modellerinin değerlendirileceğini söyledi.

MKE TOLGA

Tolga ihracatta önemli pay hedefliyor

TOLGA’nın seri üretime geçmesinin ardından ihracat hedeflerine ilişkin değerlendirmede bulunan Keleş, sistemin MKE’nin mevcut cirosuna denk bir gelir oluşturabileceğini söyledi.

Keleş şu ifadeleri kullandı:

“İhracat rakamları için başlangıçta bizim öngörümüz, ‘MKE’nin şu anki cirosu kadar bir ciroyu sadece TOLGA yapacak’ şeklinde. İnşallah seri üretime geçtiğimiz noktadan itibaren bir yıllık bir periyotta bu ciroları yakalıyor olacağız.”

Tolga TSK envanterine giriyor

TOLGA sisteminin Türk Silahlı Kuvvetleri envanterine giriş sürecinin tamamlanmak üzere olduğunu belirten Keleş, NATO stok kodu alma sürecinin devam ettiğini söyledi.

Keleş şu değerlendirmede bulundu:

“İlk defa Kara Kuvvetlerimizin envanterine giriyor ilk defa. NATO stok kodu da alıyoruz. Yani envantere girme süreci tamamlandı ama NATO stok kodu alma sürecimiz devam ediyor.”

Savunma Sanayii İcra Komitesi toplantısında Kara Kuvvetleri, Deniz Kuvvetleri ve Hava Kuvvetleri için TOLGA taleplerinin onaylandığını belirten Keleş, sistemin hem iç ihtiyaçlar hem de ihracat için üretileceğini ifade etti.

Pirana

Pirana su üstü sistemlerinde öne çıkıyor

Keleş, yeni taktik ihtiyaçlar doğrultusunda farklı sistemler üzerinde de çalışmalar yürütüldüğünü söyledi. Su üstü platformlarının son dönemde önem kazandığını belirten Keleş, PİRANA sistemine de değindi.

Keleş şu ifadeleri kullandı:

“Denizde bu sefer hem savunan hem de taarruz eden tarafta ürünlerimiz olacak. Bunun için mesela ‘PİRANA’ bizim en önemli, ülkenin en önemli ürünlerinden birisi. Şöyle ki çevikliğiyle, hassas vuruş kabiliyetiyle, uydudan ve TB3 gibi insansız platformlardan yönetilebilme kabiliyetiyle ve sürü yeteneğiyle PİRANA bu anlamda çok proaktif bir ürün olarak sahada.”

MKE’nin cirosunun son yıllarda önemli ölçüde arttığını belirten Keleş, şirketin 254 milyon dolar seviyesindeki gelirden 1,8 milyar dolar seviyesine ulaştığını söyledi. Keleş, “İnşallah onu da katbekat yukarılara taşıyor olacağız.” dedi.


Kaynak: SavunmaSanayiST.com / AA

savunmasanayist-banner
&nbsp
arca savunma

Kaynak

Pools Plus Cyprus

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Stallion Gayrimenkul Yatırım Danışmanlığı
Başa dön tuşu