Ekonomi

İNDER’den barınma sorununa çözüm önerisi: 100 evin 10’u dar gelirli için olsun

 

Hostinger

Oluşturulma Tarihi: Kasım 30, 2025 04:00

Türkiye’de her yıl gerileyen ev sahipliği oranını yukarıya çekmek adına kamunun başlattığı 500 bin sosyal konut hamlesinin son derece önemli olduğunu söyleyen İNDER Başkanı Engin Keçeli, “Yüksek talep gösteriyor ki daha fazlası lazım. Önerimiz şu; yapılan her 100 evden 10’u dar gelirli için olsun. Devlet bu evleri özel sektörden alsın, ihtiyacı olana uygun fiyatla kiralasın. Dünyada örnekleri olan sistemi artık Türkiye’de devreye almalıyız” dedi. Keçeli, orta gelirli için de kooperatiflerin yeniden canlanması gerektiğini söyledi.

Türkiye’de konuta talep de ihtiyaç da var. Bunu son açıklanan sosyal konut seferberliğinde bir kez daha gördük. 81 ilde yapılacak 500 bin konut için 16 günde 5 milyonun üzerinde başvuru geldi. Üstelik süreç 19 Aralık’a kadar sürecek, rakam daha da yükselecek…
Başvuru süresi sona erince kura çekimi ile hak sahipleri belirlenecek. 500 bin kişi sevinecek, peki ya ev sahibi olamayan vatandaş ne yapacak? Bu soruyu İnşaatçılar ve Gayrimenkul Geliştiricileri Derneği (İNDER) Yönetim Kurulu Başkanı Engin Keçeli’ye sorduk. Gayrimenkul sektöründe 2025’i değerlendirmek ve gelecek yıl beklentilerini paylaşmak için bir grup gazeteci ile buluşan Keçeli, 500 bin konutun dünyada örneği olmayan iddialı bir hamle olduğunu belirterek başladı söze ve daha yüksek rakamlarda üretim için önerisini anlattı.

PROJELERDE YÜZDE 10-15 PAY AYRILSIN

“Yapılan markalı konut projelerinin içine sosyal konutlar da dahil edilmeli” diyen Keçeli, şunları söyledi: “Biz diyoruz ki 100 konut üretiyorsam 10’unu devlet için üretmeliyim. Devlet bunları bizden alsın ya da kiralasın, dar gelirli vatandaşa belirlediği kriterlere göre sunsun. İşin başında maliyetin enflasyonun üzerinde artmayacağını bilelim, biz kârımızdan bir miktar feragat edelim, mesaimizi ayıralım ve projelerin yüzde 10-15’ini sosyal konut olarak inşa edelim. Özel sektörün de sürece dahil edilmesiyle adet olarak çok daha fazla sosyal konuta ulaşırız. Dünyada uygulanan modeli Türkiye’ye de getirmeliyiz. Bu yolla barınma sorunu çözüldüğü gibi farklı gelir seviyesinde vatandaşın birlikte yaşaması da sağlanır.”

VATANDAŞ YERİNDEN KOPARILMAMALI

Kentsel dönüşüm projelerinde de dar ve üst gelir grubunun bir arada yaşaması gerektiğini söyleyen Engin Keçeli, “İnsanların yaşadıkları semtlerden koparılması sosyal ayrışmayı artırıyor. Dönüşüm alanında vatandaşa ‘Boğaz’ı bırak Başakşehir’e git diyoruz. Sonra gettolar yaratıyoruz. Dünyadaki doğru modellerde olduğu gibi, aynı bölgede üretilen konutların bir bölümü sosyal konut olarak ayrılır ve mahalle bütünlüğü korunur” ifadelerini kullandı.

Keçeli’ye “Dar gelirli sosyal konutu bekliyor, peki orta gelirli ne yapacak?” diye de sorduk.

KOOPERATİF DÖNEMİ YENİDEN BAŞLASIN

Artan fiyatlar, yüksek kredi faizi ve eriyen alım gücü ile konutta orta gelirli müşteri kitlesinin kaybolduğunu dile getiren Keçeli bu kesim için de önerisini sundu: “Kooperatifler yeniden canlanmalı.”

Geçmişte yaşanan kötü örnek nedeniyle vatandaşın kooperatiflere mesafeli olduğunu belirten İNDER Başkanı, “Kooperatifçilik bizim kültürümüzde var. Uygun arsa tahsisi ve düşük maliyetli finansmanla kooperatifler yeniden sosyal konut üretiminde önemli bir araç olabilir” dedi.

2026’DA PİYASA HAREKETLENİR

2026 beklentilerini de paylaşan Keçeli, “Piyasanın yeniden ivme kazanmasını bekliyoruz” dedi ve nedenlerini şöyle özetledi: “Mevduat faizi düşüyor, enflasyon geriliyor, arz giderek azalıyor ve ihtiyaç çok fazla. Matematik gösteriyor ki gelecek yıl hareketli geçecek.”
Keçeli, İNDER olarak 2026’yı ‘insan odaklı dönüşüm yılı’ ilan ettiklerini belirterek, kentsel dönüşümde teknik olduğu kadar sosyolojik ve psikolojik boyutun da güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Keçeli, 14 Ocak’ta düzenleyecekleri zirvede dönüşümün insan boyutunun ele alınacağını ifade etti.

EĞİTİM MASRAFI EV ALMAYA ENGEL

Ev sahipliğinin önündeki bir diğer engelin artan eğitim masrafı olduğunu dile getiren Engin Keçeli, “Geçmişte beyaz yakalıya ev satardık. Şimdi hedef kitlesi değişti. Özel sektör mevduatta parası olanın, yastık altı altını olanın peşinde. Beyaz yakalıyı kaybetmemizde önemli etkenlerden biri de eğitim masrafları. Bugün konut üreticisinin 2 rakibi var. Biri mevduat, diğeri özel okullar. Çünkü ev taksiti yerine okul taksiti ödeniyor. Bizim çocukluğumuzda zengin de fakir de devlet okuluna giderdi. Bugün özel okul her kesimin önceliği ve inanılmaz büyük gider haline geldi. Özellikle ilkokul çağında eğitimin ücretli olmaması gerektiğini düşünüyorum. Sonrasında isteyen ücretliye yine yollasın” dedi.

‘İMAR ARTIŞI DİYEN VATAN HAİNİDİR’

Keçeli geçtiğimiz günlerde imar yönetmeliğinde yapılan değişikliğe de değindi. Söz konusu düzenlemeye göre, vatandaşın talebi kapsamında arsalarda bir imar artışı olursa ortaya çıkan kazancın yüzde 90’ı kamuya aktarılacak. Bu adımı desteklediklerine vurgu yapan Keçeli, “Bugüne kadar olanlar ortada, değiştiremeyiz. Ama bugünden sonra İstanbul’da imar artışı diyen vatan hainidir. İmar artışı kentsel dönüşüm için de ihtiyaç değil. Müteahhit daha çok kazanmanın, ev sahibi daha fazlasını almanın peşinde. Bu ülkeyi rantsal dönüşümde kurtarmamız lazım. Hiçbir imar artışı yapılmadan riskli evler yenilenir” diye konuştu.

Kaynak

Pools Plus Cyprus

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Stallion Gayrimenkul Yatırım Danışmanlığı
Başa dön tuşu