RTÜK radyo dinleyici ölçümlerini elektronik sisteme taşıyor

Elektronik ölçüm sistemine geçilmesiyle, radyo yayıncılığında ölçüm, analiz ve denetim süreçlerinin daha hızlı, nesnel ve denetlenebilir bir yapıya kavuşması hedefleniyor.
Yeni sistemle, dinleme verilerinin, arka planda çalışan cihazla kullanıcı müdahalesine gerek olmadan anlık toplanıp yapay zeka destekli analizlerle raporlanması, yayıncılar, reklam verenler ve kamu politikaları açısından daha güvenilir bir veri altyapısı oluşturulması amaçlanıyor.
RTÜK Başkanı Mehmet Daniş, elektronik ölçümün, izlemeye-dinlemeye ilişkin verilerin anında pasif olarak saptandığı bir yöntem olduğunu söyledi.
İzleyici-dinleyici davranışlarının dakika bazında detayla, zaman ve mekan kırılımlarıyla, tamamen nesnel ve denetlenebilir biçimde takip edilebildiğini dile getiren Daniş, televizyon izleyici ölçümlerinin elektronik sistemle yapıldığını, radyo dinleyici ölçümlerinin ise halen deneklerin geçmişe dönük beyanına dayalı “CATI” yöntemiyle gerçekleştirildiğini kaydetti.
Daniş, sektörün önde gelen temsilcileriyle de buluştuklarını belirterek, “Yeni yöntemde deneklerden anlık veri almayı sağlayan bir elektronik cihazla pasif ölçüm yapılacak olup, bu sistemin 2026 yılının ilk yarısında hayata geçirilmesi planlanmaktadır” dedi.
Bu yöntemin yayıncılara içeriklerinin performansını daha sağlıklı analiz etme, reklam verenler için yatırım kararlarını daha somut verilere dayandırabilme imkanı tanıdığını vurgulayan Daniş, “Daha güvenilir bir veri ekosistemi oluşmasını sağlamaktadır. Ayrıca kamu yararını gözeten politikalar da daha doğru ve güçlü verilerle oluşturabilecektir.” ifadelerini kullandı.
Dinleme verileri giyilebilir cihazlarla anlık ölçülecek
Yeni sistemde deneklere verilecek bir elektronik cihazla dinleme verilerinin anlık kaydedileceğini anlatan Daniş, “Bu cihaz ev içinde ve dışında her zaman, her yerde medya tüketimini daha hızlı ölçmek için dinleme verilerini pasif olarak yakalayan yeni nesil bir giyilebilir ölçüm cihazıdır. Watermarking teknolojisiyle radyo sesleri cihazın hafızasına alınarak veriler anlık olarak merkeze iletilecek ve raporlar bir sonraki gün kamuoyunun bilgisine sunulabilecektir.” diye konuştu.
Daniş, içeriğe gömülü ses dalgalarını algılayan teknolojiler sayesinde dinleme verilerinin daha doğru ve hızlı elde edilerek günlük yayımlanabileceğini ifade etti.
Radyo yayıncılığının, başlangıcından bu yana insanlar için önemli bir iletişim ve etkileşim aracı olduğunun altını çizen Daniş, “İlk zamanlar tek yönlü bir iletişim modeli üzerinden dinleyicilerine sınırlı etkileşim imkanı sunan bu araç, teknolojide yaşanan gelişmelere bağlı olarak yayıncılık faaliyetlerini dijital alana taşımıştır.” değerlendirmesinde bulundu.
Yayıncılık alanının özel yayıncılığın yaygınlaşması, internet ve mobil kullanımın artmasıyla dönüşüm geçirdiğini belirten Daniş, “İnternet radyoları, podcastler ve isteğe bağlı dinleme pratikleri, geleneksel yayıncılık anlayışının aksine içerikleri zamandan ve mekandan bağımsız hale getirmiştir. Bu dönüşüm, yalnızca içerik üretimini değil, aynı zamanda dinleyici ölçüm yöntemlerini de köklü biçimde değiştirmiştir.” ifadelerini kullandı.
Geleneksel radyo yayıncılığında bugüne kadar dinleyici ölçümlerinin kamuoyu araştırmaları, anketler, günlük dinleme kayıtları ve geri bildirimler gibi sınırlı örneklemlere dayalı olarak, belirli zaman aralıklarında yapılan değerlendirmelerle gerçekleştirildiğini hatırlatan Daniş, Elektronik Radyo Ölçüm Sistemi sayesinde ise radyo yayıncılığına ilişkin tüm verilerin dijital ve otomatik olarak toplanabileceğini, bu verilerin aynı sistem içinde düzenlenerek raporlanabileceğini bildirdi.
Yayıncılık alanındaki denetim süreçleri daha şeffaf yürütülecek
Mehmet Daniş, dinleyicilerin radyo yayınlarına erişimde kullandıkları cihaz, dinleme süresi, frekans ve platform gibi teknik verilerin eş zamanlı olarak veri havuzlarına aktarılarak, yapay zeka destekli analizlerle raporlanacağını ve kamuoyuyla paylaşılacağını söyledi.
Elektronik ölçüm sisteminin birçok alanda kullanılan bir veri toplama yöntemi olduğunu, yapay zekanın ise bu verilerden yeni anlamlar üreterek analiz sürecini oluşturduğunu belirten Daniş, sözlerini şöyle tamamladı:
“Bu açıdan baktığımızda Elektronik Ölçüm Sistemi, verinin nesnel ve güvenilir şekilde üretilmesini sağlarken, yapay zeka uygulamaları bu verilerin analiz edilmesi, yorumlanması ve ileriye dönük öngörüler üretilmesi noktasında birbirini tamamlayıcı bir araç olarak değerlendirilmektedir. Bu sistem sayesinde insan incelemesine dayalı sonradan kontrol anlayışı yerini sistematik, otomatik, sürekli ve önleyici denetim modeline bırakacak, bu gelişme ise yayıncılık alanındaki denetim süreçlerinin daha şeffaf bir şekilde yürütülmesini sağlayacaktır.”




