Kültür & Sanat

TRT’nin Filistin belgeseli dünya prömiyerini İsviçre’de yapıyor

 

Hostinger


TRT’nin Filistinli kadınların zorlu yaşam mücadelesini konu alan uzun metraj belgeseli “Ömür Boyu” (For Life), dünya sahnesine çıkıyor.


Film, 17-26 Nisan tarihleri arasında İsviçre’de düzenlenen ve belgesel sinemasının en saygın buluşmalarından biri kabul edilen Visions du Réel Uluslararası Film Festivali’nde ilk kez izleyiciyle buluşacak.


Yönetmenliğini Ahmet Seven’in, yapımcılığını Aslıhan Eker Çakmak’ın üstlendiği TRT Uluslararası Özel İçerikler Departmanı yapımı “Ömür Boyu”, eşi müebbet hapis ile cezalandırılan Filistinli bir kadının anne olabilmek için yaşadığı sıra dışı hayatına odaklanıyor.


Belgesel, anne olma hayali kuran Filistinli Hind’in tüp bebek yoluyla çocuk sahibi olabilmek için eşinin spermini İsrail hapishanesinden gizlice çıkarma sürecini izliyor ve işgal koşulları altında aşk, direniş ve aile kurma arzusunun samimi bir portresini ortaya koyuyor.


“Ömür Boyu” gerçek zamanlı gözlemsel sahneleri ve etkileyici anlatımıyla izleyiciyi Filistinli Hind’in zamanla sessiz bir direniş biçimine dönüşen anne olma mücadelesine tanık olmaya çağırıyor.


Prodüksiyonu 4 yıl sürdü


Prodüksiyonu zorlu koşullar altında 4 yılda tamamlanan “Ömür Boyu” belgeseli, 57. Visions du Réel Uluslararası Film Festivali’nde Grand Angle (Geniş Açı) seçkisinde görücüye çıkacak.


UN Perception Change Award (BM Algı Değişimi Ödülü) ve Audience Award (Seyirci Ödülü) kategorilerine aday gösterilen belgeselin, dünyanın farklı ülkelerindeki prestijli festivallerde uluslararası yolculuğunu sürdürmesi hedefleniyor.

TRT’nin Filistin belgeseli dünya prömiyerini İsviçre’de yapıyor


“Bu belgesel, Filistinli bir kadının gerçek direniş hikâyesi”


Belgeselin yönetmeni olan ve belgesellerinde bireysel hikâyelerle politik gerçekleri bir araya getiren Ahmet Seven, “Ömür Boyu” için “Bu belgesel uzun bir zamana yayılan güven ilişkisiyle kuruldu. İlk başta kamerayı açıp çekim yapmak yerine beklemeyi tercih ettim. İnsanların hayatına gerçekten dâhil olabilmek için önce güven gerekiyor. Hind’i yaklaşık iki yıl boyunca takip ettim. Onu uzaktan anlatmak yerine hayatının içinden bir hikâye kurmak istedim. Ortaya çıkan şey aslında çok sade ama çok güçlü bir gerçeklik oldu.” ifadelerini kullandı.


Filistinli mahkûm eşlerinin de annelik hayali kurduğunu, ancak İsrail işgali altında anneliğin çoğu zaman yalnızca bir ihtimal olarak kaldığını vurgulayan Seven, “Filistinli mahkûm eşleri de tüm kadınlar gibi sıradan bir şekilde annelik hayali kuruyor; fakat bu hayali gerçekleştirmek için gündelik olanın çok ötesinde sıra dışı yöntemlere başvurmak zorunda kalıyor. Çünkü işgal altında bu en temel istekler bile neredeyse imkânsız hale geliyor. Bu aslında işgalin, belirsizliğin ve kimsesizliğin ortasında hayat kurma ve hayatta kalma mücadelesi,” şeklinde konuştu.

Kaynak

Pools Plus Cyprus

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Stallion Gayrimenkul Yatırım Danışmanlığı
Başa dön tuşu