ABD-İran müzakerelerinde nükleer ve Hürmüz düğümü

ABD ve İran makamlarından gelen “anlaşmaya yakınız” mesajlarına rağmen, Amerikan ordusunun dün gece İran’ın güneyindeki Bender Abbas ve Larak Adası yakınlarına düzenlediği hava saldırıları sahada tansiyonu yükseltti.
ABD Merkez Kuvvetleri (CENTCOM), söz konusu saldırının İran gemilerinin bölgeye yeni mayın döşeme ihtimaline karşı yapıldığını savunurken; İran Devrim Muhafızları Ordusu, “ateşkes ihlali” olarak nitelendirdiği bu saldırıya karşılık verme hakkını saklı tuttuğunu duyurdu.
Trump: İyi bir anlaşma için acelemiz yok
Beyaz Saray kaynaklarından alınan bilgilere göre, ABD Başkanı Donald Trump’ın son dönemde İran’a yönelik kullandığı “tehdit dilini” bir kenara bırakarak daha çok diplomasiye odaklandığı belirtiliyor. Hafta sonu Türkiye, Mısır ve Körfez ülkeleriyle yapılan istişarelerin ardından bir açıklama yapan Trump, barışa her zamankinden daha yakın olduklarını ancak “iyi bir anlaşma” için acele etmeyeceklerini vurguladı.
ABD yönetiminin iç kamuoyunda “zayıf bir anlaşmaya imza atıldığı” yönündeki eleştirilerle karşı karşıya kaldığı, Trump’ın ise “anlaşma metni henüz tamamlanmadı, sonucu bekleyin” diyerek bu tepkileri savuşturmaya çalıştığı gözleniyor.
Tahran’ın şartı: Dondurulan 24 milyar doların iadesi
Müzakerelerin Tahran kanadında ise öncelikli gündem maddesi, Batı bankalarında dondurulan İran varlıklarının serbest bırakılması. Katar’ın başkenti Doha’da temaslarda bulunan İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf ve Dışişleri Bakanı Abbas Araqchi, toplam 24 milyar dolarlık alacaklarının ilk aşamada 12 milyar dolarının derhal transfer edilmesini, kalan kısmın ise 30 ila 60 günlük süreçte ödenmesini şart koşuyor.
Müzakerelerdeki kritik eşikler
Diplomatik kaynaklar, taraflar arasındaki asıl tıkanıklığın iki ana başlıkta toplandığına dikkat çekiyor.
ABD yönetimi, İran’ın zenginleştirdiği uranyumun ya ABD’ye götürülerek ya da uluslararası denetim altında İran’da imha edilmesini talep ediyor. Tahran ise nükleer enerjinin tıp ve sanayi gibi alanlarda barışçıl kullanımı için “vazgeçilmez bir hak” olduğunu savunarak imha seçeneğine direnç gösteriyor.
İran, stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı’nın bakımı ve güvenliği için geçen gemilerden “vergi” adı altında gelir elde etmek istiyor. ABD ise olası bir barış anlaşmasının ardından boğazın tamamen serbest ve maliyetsiz bir geçiş güzergahı olması gerektiğini ileri sürüyor.
Hamaney’den bölgesel birlik mesajı
Öte yandan, İran lideri Mücteba Hamaney, Hac vesilesiyle yayımladığı mesajda bölgesel iş birliğine vurgu yaptı. Hamaney, ABD’nin bölgedeki askeri varlığının sona ermesi gerektiğini savunarak, İslam toplumuna birlik ve beraberlik çağrısında bulundu.
Uzmanlar, sahadaki askeri sürtüşmelerin “yol kazası” olarak değerlendirilip değerlendirilmeyeceğinin, önümüzdeki günlerde tarafların nükleer ve mali başlıklarda atacağı somut adımlarla netleşeceğini öngörüyor.



